Nasr Sûresi’nin İnişi (12 Zilhicce 10 Hicrî)

119

Bugün, “nefr-i evvel” denilen bayramın üçüncü günü. Her zaman olduğu gibi bugün de Minâ’da hayat erken başladı. Teheccüd ile başlayan süreç sabah namazı ile devam etmiş ve yine mûtâd olduğu vechile evrâd ü ezkâr, dua ve tefekkürün merkezde olduğu bir seher vakti daha geride kalmıştı.

Bugün, çok önemli bir gelişme daha oldu; kuşluk vaktine doğru vahyin emîni Cibrîl Allah Resûlü’ne “Nasr” sûresini indirdi.1 Bu, günden güne artarak devam etmekte olan vedalaşma sürecinin sonuna yaklaşıldığını haber veriyordu! Aynı zamanda bu sûre, Kur’ân’ın bütün halinde gelen son mesajıydı. Yüce Mevlâ, “Allah’ın yardım ve zaferi geldiği ve insanların kafile kafile Allah’ın dinine girdiklerini gördüğün zaman Rabbine hamd ile tesbih et ve O’ndan af dile; çünkü O, tevbeleri çok kabul eden Tevvâb’dır!” diyordu.

O gün Abdullah İbn-i Abbâs gibi yaşı küçük bile olsa basîret ve ferâsetiyle öne çıkanlar, başından beri tekrarlanıp duran ayrılık mesajını, bu sûrenin de ifade ettiği sonucunu çıkarmışlardı. Hatta açık bir vedalaşmayı ifade ettiği için sûreye, “vedalaşma” manasında “Tevdî’ Sûresi” dedenilecekti.

Şüphesiz bu, başından beri her fırsatta hatırlatılan ayrılığın artık daha da yaklaştığının habercisiydi. Zira muhteva, beşer için mukadder olan yolculuğun, Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) için de yakın olduğunu haber veriyordu! Allah Resûlü’nün yaptığı bu haccın, “vedâ” haccı olduğu kesinleşmişti! Şimdiye kadar farklı yerlerde ümmetiyle vedalaşan Habîb-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bu konuda ümmetiyle bir defa daha yüz yüze konuşmayı, ayrılık ve helalleşmeyi bir kez daha tescil etme lüzumu duydu. Bunun için kuşluk vakti geldiğinde Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), devesi Kasvâ’nın hazırlanmasını emretti ve ona binerek cemrelerin yanına gelip durdu. 

Bugünün öğle ve ikindi namazlarını Minâ’da kıldırdı.

Bir de ilanı vardı; yarın Minâ’dan ayrılacaklarını söyledi ve bir zamanlar Kureyş ile Kinâne’nin, kafa kafaya verip anlaşarak Benî Hâşim ve Benî Muttalib’den kız alıp vermeyi, alışverişi de yasaklayarak boykot çağrısı yaptıkları Muhassab’a inileceğininin haberini verdi.   


Dipnot:

  1. Beyhakî, Kübrâ 5/247; Delâil 5/447; Bezzâr, Müsned 12/298; Fâkihî, Ahbâru Mekke 4/219.
Bunları da beğenebilirsin