YENİDEN MEKKE

117

Tâif, beklenen semereyi vermese de Addâs ve cinlerin İslâmiyet’i seçmeleriyle bir nebze huzura kavuşan Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), daha sonra yeniden Mekke’ye yöneldi. Yol Mekke’ye yaklaştığında, yine eski günlerinde olduğu gibi Nûr dağına çıkarak Hira’ya geldi. Kapılarını yüzüne kapatan Mekke, tam karşısında duruyordu; Beytullah’ın boynu bükük, mü’minleri de yetimdi! Belli ki aralarında, kelimelerin kullanılmadığı bir hasbihâl yaşanıyordu. Zira, Beytullah’ın ikizi olarak bilinen Allah Resûlü de yetim ve boynu büküktü.

Beri tarafta Hz. Zeyd, yeniden Mekke’ye nasıl gireceklerini düşünüyor ve bir türlü işin içinden çıkamıyordu. Nihayet dayanamayıp Efendimiz’e sordu:

– Onlar Seni dışarı çıkarıp kovmuşlarken Siz, Mekke’ye nasıl gireceksiniz?

Rahmet Peygamberi, her zamanki gibi temkinliydi; aynı zamanda temkini içinde, işin nihayetini şimdiden görüyor olmanın mesajları gizliydi:

– Yâ Zeyd! Gördüğün gibi şüphe yok ki Allah, bir çıkış yolu nasip edip, yeni bir kapı aralıyor; şüphesiz O, dinini koruyacak ve peygamberini de muzaffer kılacaktır!

Daha sonra da, sebeplere tevessül etmenin bir gereği olarak Mekke’den bazı eşrafa haber gönderdi; maksadı, yeniden köyüne dönerken herhangi bir problemle karşılaşmamaktı. Hedeflediği ilk isim, Ahnes İbn Şerîk idi. Ancak o:

– Ben anlaşmalıyım ve benim durumumdaki anlaşmalı birisi de eman veremez, diyerek bu davete icabet etmemişti. Ardından, Kureyş’in söz üstadı Süheyl İbn Amr’a ulaştırdı aynı mesajı. Ancak o da:

– Âmiroğulları, asla Ka’boğullarına eman veremez, diyecek ve o gün için henüz, böyle bir kabullenmeye hazır olmadığını ifade edecekti. Belki de, cesaret edip cevab-ı sevap veremiyorlardı. Ancak, belli ki Süheyl, Efendimiz’in gündeminde ve kendisinden çok şey beklediği bir isimdi.

Müspet cevap, Mut’ım İbn Adiyy’den gelmişti. Efendi­miz’in talebi kendisine ulaşır ulaşmaz hemen çocuklarını toplayan Mut’ım, onlara şunu tembih edecekti:

– Hemen silahlarınızı kuşanın ve Kâbe’nin rükünleri arasına gidip beni bekleyin! Çünkü ben, Muhammed’e eman verdim.

Daha sonra da Kâbe’ye gelecek ve devesinin üzerinden insanlara:

– Ey Kureyş! İyi bilin ki ben, Muhammed’e eman verdim; sakın O’na kimse ilişmesin, şeklinde hitap ederek durumu bütün Mekke’ye ilan edecek ve Muhammedü’l-Emîn’e ilişenin, karşısında kendisini bulacağını söyleyecekti.

Ardından Efendiler Efendisi, Hz. Zeyd ile birlikte yine Mekke’ye geldi. İlk hedef, yine Kâbe idi ve onu selamladıktan sonra orada iki rekat namaz kılarak akabinde de hane-i saadetlerine yöneldi. Bütün bu aşamalarda Mut’ım İbn Adiyy, çocuklarıyla beraber O’nu koruyup kolluyor ve kimsenin O’na bir kötülük yapmasına müsaade etmiyordu.1

Diğer tarafta, kendi davası adına tedirginlik yaşayan Ebû Cehil, Mut’ım’in yanına yaklaşacak ve:

– Sen, sadece eman mı verdin yoksa Müslüman mı oldun, diye soracaktı. Mut’ım, arkadaşı Ebû Cehil’e döndü ve:

– Hayır, Müslüman olmadım; sadece eman verdim, dedi. Zaten, onun da beklediği cevap bu idi ve kendisini rahatlatan bu cevabın arkasından Mut’ım’e şunu söyledi:

– Öyleyse, senin eman verdiğine biz de ilişmeyiz!2

Bu nasıl bir kabullenilme idi ki, can alıcı düşmanlarına karşı O’nu yine bir başka düşmanı koruma altına alıyor ve bütün aile fertlerinin hayatı pahasına, kimsenin kendisine ilişmesine izin vermiyordu! Demek ki toplumda sözün nüfuz edebilmesi ve taleplerin tesirli olabilmesi için, insanlık ortak paydasında buluşmak ve herkesin imreneceği bir krediye sahip olmak gerekiyordu. Bu kredinin adı, güvendi ve temeli, duruluktan kaynaklanıyordu. Ve bu kredi, dünyalık hiçbir değerle karşılanamayacak kadar bir kıymet ifade ediyordu. Zira o gün Mut’ım’e, dünyanın en pahalı hazineleri de teklif edilseydi, böyle bir riske girmez ve durup dururken Mekke’yi karşısına almazdı; ancak Muhammedü’l-Emîn’e duyduğu güven ve O’na yapılanlar karşısında masumâne duruşu, Mut’ım gibileri harekete geçiriyor ve yapılanlara bir yerde ‘dur’ deme ihtiyacını hissettiriyordu.


Dipnot:

  1. Bkz. İbn Sa’d, Tabakât, 1/212
  2. Taberî, Tarih, 1/555; Mübârekfûrî, er-Rahîku’l-Mahtûm, s. 127, 128
İlgili diğer yazılar

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Deneyiminizi daha iyi hale getirmek için bu web sitesinde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş oluyorsunuz. Kabul Et Daha fazla