Salât-ı Neveviye

158

السَّلاَمَ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ الله السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ الله السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا خِيرَةَ الله

السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ الله السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا حَبِيبَ الله السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا نَذِيرُ

السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا بَشِيرُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا طُهْرُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا طَاهِرُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ

يَا نَبِيَّ الرَّحْمَةِ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا أبَا الْقَاسِمِ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ رَبِّ الْعَالَمِينَ

السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا سَيِّدَ الْمُرْسَلِينَ وَخَاتِمَ النَّبِيِّينَ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ الْخَلاَئِقِ أجْمَعِينَ

السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا قَائِدَ الْغُرِّ الْمُحَجَّلِينَ السَّلاَمُ عَلَيْكَ وَعَلَى آلِكَ وَأهْلِ بَيْتِكَ وَأزْوَاجِكَ

وَذُرِّيَّتِكَ وَأصْحَابِكَ أجْمَعِينَ السَّلاَمُ عَلَيْكَ وَعَلَى سَائِرِ الأَنْبِيَاءِ وَجَمِيعِ عِبَادِ الله

الصَّالِحِينَ جَزَاكَ الله يَا رَسُولَ الله عَنَّ أفْضَلَ مَا جَزَى نَبِيًّا وَرَسُولاً عَنْ أُمَّتِهِ

وَصَلَّى الله عَلَيْكَ كُلَّمَا ذَكَرَكَ ذَاكِرٌ وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ غَافِلٌ أفْضَلَ وَأكْمَلَ وَأطْيَبَ

مَا صَلَّى عَلَى أحَدٍ مِنَ الْخَلْقِ أجْمَعِينَ. أشْهَدُ أنْ لاَ إِلِهَ إِلاَّ الله وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ

وَأشْهَدُ أنَّكَ عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَخِيرَتُهُ مِنْ خَلْقِهِ وَأشْهَدُ أنَّكَ قَدْ بَلَّغْتَ الرِّسَالَةَ

وَأدَّيْتَ الأَمَانَةَ وَنَصَحْتَ الأُمَّةَ وَجَاهَدْتَ فِي الله حَقَّ جِهَادِهِ. اللَّهُمَّ وَآتِهِ الْوَسِيلَةَ

وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ وَآتِهِ نِهَايَةَ مَا يَنْبَغِي أنْ يَسْألَهُ السَّائِلُونَ

 اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ وَأزْوَاجِهِ

وَذُرِّيَّتِهِ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ

وَعَلى آلِ مُحَمَّدٍ وَأزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ فِي الْعَالَمِينَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Manası:

Allah’ın selâmı üzerine olsun Ya Resûlallah! Allah’ın selâmı üzerine olsun Ya Nebiyyallah! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey Allah’ın seçtiği! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey Allah’ın var ettiklerinin en hayırlısı! Allah’ın selâmı üzerine olsun Ya Habiballah! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey ikaz edici Nezir! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey müjdeleyen Beşir! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey taharet ve temizliğin ta kendisi! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey tertemiz olan Zat! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey Rahmet Peygamberi! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey Eba’l-Kasım!

Allah’ın selâmı üzerine olsun Âlemlerin Rabbinin elçisi! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey Peygamberlerin Efendisi! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey bütün mahlukatın en şereflisi! Allah’ın selâmı üzerine olsun ey abdest uzuvları parlayanların lideri! Allah’ın selâmı Senin, âlinin, ehl-i beytinin, hanımlarının, zürriyetinin ve bütün ashabının üzerine olsun! Allah’ın selâmı Senin, sair peygamberlerin ve salih Allah kullarının üzerine olsun! Ya Resûlallah! Allah, bir peygamberi, ümmeti vesilesiyle nasıl en güzel bir şe-kilde mükâfatlandırıyorsa, Seni de bizim tarafımızdan onların en efdali ile ödüllendirsin. Ya Resûlallah! Allah Sana, her zikreden zikrettikçe, her gafil de gaflette kaldığı müddetçe selâm etsin! İnsanlardan kim en faziletli, en mükemmel ve en güzel salâtı yapıyorsa işte o salât ve selâm Senin üzerine olsun Ya Resûlallah!

Şehadet ederim ki bir Allah’tan başka ilah olmadığı gibi O’nun ortağı da yoktur. Yine şehadet ederim ki Sen Ey Muhammed, Allah’ın kulu, resûlü ve O’nun var ettiklerinin en hayırlısısın. Yi-ne şehadet ederim ki Sen, peygamberliğini tebliğ ettin, emanetini tastamam yerine getirdin. Ümmete nasihat ettin. Allah yolunda cihadın hakkını verdin.

Allah’ım! Peygamberimize vesileyi, fazileti ver. İsteyenlerin isteyebileceği en son nokta olarak vaad ettiğin Makam-ı Mahmud’u O’na lütfeyle.

Allah’ım! Kulun, resûlün ve ümmî peygamberin olan Muhammed’e, âline, zevcelerine, zürriyetine, İbrahim’e ve onun âline salât ettiğin gibi salât et. Allah’ım o ümmî peygamberin Muhammed’e, âline, zevcelerine, zürriyetine, İbrahim’e ve onun âline bereketler ihsan ettiğin gibi bereketler lütfeyle. Sen Hamîd’sin, Mecîd’sin; Hamde layıksın, şanı yücesin.

Açıklama:

salavât medeniyetine öncülük yapanlardan  büyük Şâfii âlimi İmam Nevevî  Hz. Peygamber’e değişik üslûp ve ifade tarzlarıyla seslenmiş, O’na olan bağlılık ve sevgisini ortaya koymuştur.
Bu salavât Hz. Peygamber’in mübarek kabirlerini ziyaret esnasında okunması açısından öne çıkmıştır. Salavâtın yapılma usulünü bizzat İmam Nevevî şöyle anlatmaktadır:

Ziyaretçi, Efendimiz’in kabrine ait duvarın en alt kısımlarına ba-kışlarını indirir. Heybet ve iclâl makamında olduğu için gözlerini kısar. Kalbini dünyaya ait bağ ve meşgalelerden boşaltır. Gönlünü Resûlullah’ın huzurunda bulunduğu hakikatına göre hazırlar. Sonra selâm verir. Sesini yükseltmez, bilakis ses tonunu düşürür ve salât ve selâmda bulunur. Hepsini bilemiyorsa bilebildiği kadarını okur. Vakti darsa, hepsi olmasa da bir kısmını okuyabilir.

Bu salavâtla alâkalı anlatılan şu olay gayet manidardır. Utbe adındaki bir zat diyor ki:

“Ben Efendimiz’in kabrinin yanında oturuyordum. Bir bedevi geldi ve “Allah’ın selâmı Senin üzerine olsun Ya Resûlallah! Duydum ki Allah şöyle diyor: “Eğer onlar kendilerine zulmettikleri va-kit sana gelip de Allah’tan af dileseler, sen de Resûl olarak onların affedilmelerini isteseydin, elbette Allah’ı tövbeleri kabul eden, pek merhametli bulacaklardı.” (Nisa Sûresi, 4/64) Ya Resûlallah! Ben de Sana günahları-ma istiğfar edivermen ve Rabbime şefaatçi oluvermen için geldim.” dedi ve Allah Resûlü’nü öven bir şiir okudu. Sonra da çekip gitti. O esnada gözlerim bana galebe etti ve uyudum. Rüyamda Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) gördüm. Bana, “Ey Utbe! Git o bedeviyi bul ve ona Allah’ın kendisini affettiğini müjdele.” dedi.”1


Dipnot:

  1. Yusuf İbn-i İsmail en-Nebhânî, Efdalü’s-Salât alâ Seyyidi’s-Sâdât, s. 116.
Bunları da beğenebilirsin