Sahurdaki Bereket

209
Allah Resûlü’nün (sas) “Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.” beyanındaki bereketten maksat nedir?

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) kendisi sahura kalktığı gibi ümmetini de sahur yemeğinden istifadeye teşvik etmiş ve “Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.”[1] buyurmuştur. Hadis alimleri, “Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.” hadisindeki “Bereket”i şöyle açıklamışlardır:

1- Azda olsa sahurda yenilen yemek orucu tutmayı kolaylaştıracak ve oruçluya kuvvet ve dayanıklılık verecektir. Allah Resûlü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bir yudum suyla, bir hurma tanesiyle de olsa…” buyurması buna delâlet eder. Bu, Allah’ın halk ettiği bir hususiyettir.

2- Muâhaza olunmamak yani hesaba çekilmemektir. Nitekim Hazreti Ebû Hüreyre’den rivayet olunan bir hadîste:
“Üç şey vardır ki bunlar üzerine kul hesaba çekilmez. Sahur yemeği, iftar yemeği ve din kardeşleriyle birlikte yenilen yemek.”[2] buyrulmuştur.

3- Oruç, namaz vs. gibi gündüz amellerine kuvvet kazanmaktır.

4- Bu bereket sahura kalkan kimsenin seher vakti uyanık kalmakla namaz, zikir, istiğfar vs. gibi amelleri yapmaya fırsat bulmaktır. Zira insan sahura kalkmazsa bunları yapamaz, onları terk etmiş olur.

5- Sahura kalkan müminlere Allah Teâlâ’nın merhamet, meleklerin de hayır duada bulunmasıdır. Abdullah İbn-i Ömer’in (radıyallahu anh) rivayet etttiği bir hadis-i şerifte Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Şüphesiz ki Allah ve melekleri sahur yiyenlere salât eylerler.”[3] buyurmuştur.

6- Cenab-ı Hak sahura kalkanların rızkına, yediklerine bereket, bolluk ihsan edecektir.

Hazreti Âişe validemiz (radıyallahu anhâ) şunları söylemiştir:
“Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‛Bize mübarek yemeği yani sahuru getir.’ buyurdular. Hâlbuki çok defa bu yemek iki hurma tanesinden ibaret olurdu.”[4]

Evet, sahur bereket ve sevinç kaynağıdır. Bu bereket ve sevince bütün aile fertleri mutlaka iştirak ettirilmeli, oruç tutamayacak kadar küçük olsalar bile çocuklar dahi iftar ve sahurun rahmet ve bereket dolu manevi havasını teneffüs etmelidir. Bu rahmet ve bereket Sahur ve İftar sofralarımızı başkalarıyla paylaştıkça daha artacaktır.


Dipnotlar:

[1] Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyâm, 45.
[2] el-Münâvî, Feyzu’l-kadîr, 3/243.
[3] Ahmed İbn-i Hanbel, el-Müsned, 3/44.
[4] Ebû Ya’la Müsned’inde tahrîc etmiştir.

Bunları da beğenebilirsin