Nisâ Sûresi’nin 104. Ayetinin İnişi (16 Şevval 3 Hicrî)

171

Abdullah İbn-i Amr İbn-i Avf, yolculuğu esnasında yolda Uhud’dan ayrılan Mekke ordusunun, geri dönüp Medine’ye tekrar saldırmanın planlarını yaptığına şahit olmuş ve vakit kaybetmeksizin Allah Resûlü’nün yanına gelip durumu haber vermişti. Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), önce meseleyi yanına çağırdığı Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’le istişare etmiş ardından da Hz. Bilâl’e seslenerek insanlara şöyle tebliğde bulunmasını talep etmişti:

– Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), sizin düşmanınızı takip etmenizi emrediyor! Yalnız, bizimle birlikte sadece, dün Uhud’da olanlar gelsinler!

Tam bu sıralarda Cibril-i Emîn de gelmiş, Rabb-i Rahîm’inden şu mesajları getirmişti:

– Düşman birliklerini takip edip arkadan sıkıştırmada gevşeklik göstermeyin! Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da tıpkı sizin gibi acı çekiyorlar. Kaldı ki Siz Allah’tan, onların ümit edemeyecekleri birçok şeyleri umuyorsunuz. Allah her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.[Nisa Sûresi 4/104]

Böylece Cenâb-ı Hak, dün Uhud’da büyük bir sarsıntı yaşayan ve ağır yaralanan müminlerden, selametleri adına yaşadıklarını bahane ederek düşman karşısında gevşeklik göstermemelerini talep etmekte ve onlardan ebedi kazanımlarını düşünüp hiç durmadan yürümeye devam etmelerini emretmektedir. Nitekim öyle de olmuş dün Uhud’da en ağır şekilde yaralanan sahabîler bile sürünerekte olsa gidip cephedeki yerlerini almışlardır.

İlgili diğer yazılar

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Deneyiminizi daha iyi hale getirmek için bu web sitesinde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş oluyorsunuz. Kabul Et Daha fazla