“Hukuk kurallarının dışına çıkma!” (1 Muharrem 4 Hicrî)

140

Katan Seriyyesi

Mekkelilerin yıllardır Müslümanlar aleyhine Arap yarımadasında ektiği nefret tohumları semere vermeye devam ediyordu! Tayyi’ kabilesine mensup Velid İbn-i Züheyr, Medine’ye yeğenini ziyaret için gelmişti. Yeğeni, ashâb-ı kiramdan Efendimiz’in (aleyhissalâtu vesselâm) halası Ervâ’nın oğlu Hazreti Tuleyb İbn-i Umeyr’in (radıyallahu anh) eşiydi. Muhabbet esnasında Benî Esed’den iki kardeşin; Tuleyha İbn-i Huveylid ile Seleme İbn-i Huveylid’in Müslümanlara saldırmak için faaliyet yürüttüğünü ve başta Benî Esed olmak üzere sözlerini dinleyecek kabileleri savaş için organize etmeye çalıştığını haber verdi.

Efendimiz’e (aleyhissalâtu vesselâm) iletilen bu haber, Medine’yi yakacak, yeni ve ciddi bir yok etme ateşinin tutuşturulmaya çalışıldığını gösteriyordu. Böylesi durumlarda tehlike büyümeden zamanında müdahale etmek ve ateşi hiç kimseye zarar vermeden söndürmeye çalışmak, O’nun temel düsturları arasındaydı. Hemen Hazreti Ebû Seleme İbn-i Abdulesed’i yanına çağırdı. Kendisinden yüz elli kişilik birlikle derhal harekete geçmesini istedi ve şu tavsiyelerde bulundu:

– Seni bu askeri birliğe komutan tayin ettim. Onlarla birlikte Benî Esed’in yurduna git. Onlar sana gelmeden sen onların üzerine yürü! Baskın yapıp birliklerini dağıt! Hukuk kurallarının dışına çıkma! Emrin altındaki Müslümanlara hayırla muamele et!”

Muhatapları hiçbir kural ve kanun tanımasa da mücadele yürütürken hukuk kurallarının dışına çıkmamak, düşmanlık besleyen birileri de olsa hakkını ihlal etmemek, Müslümanın hayatında çok önemliydi ve Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm), her vesileyle bunları vazife verdiği insanlara emir ve tavsiye buyurarak bir ahlak ve karakter haline getirmeye çalışıyordu.1

Dipnot:

  1. Bkz. İbn-i Hişâm, Sîre 4/284; İbn-i Sa’d, Tabakât 2/38; İbn-i Kesîr, Bidâye 4/72; Beyhakî, Delâil 3/320, 322; Hakim, Müstedrek 4/18