Tarama Kategorisi

Naat

Sakın Terk-i Edepten

Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-ı Hüdâdır buNazargâh-ı İlâhîdir Makâm-ı Mustafâ’dır bu Felekde mâh-ı nev

Yerin Göğün Safâsı

Yerin göğün safâsı Mustafâ’dırKamu ahdin vefâsı Mustafâ’dır Ayın bedri hilâl alnı ve kaşı Günün nûru ziyâsı

Yâ Resûlallâh!

Sen âlemlere tabîb, ben kalbi gâyet hasta,Şifâ bulmak ümîdi ile sana getirdim. Sırtımda günâh dağı ve yüzüm saman

Doğ Gönlümün İçine

Sevdirdi Seni bana her şeyden artık felek,Varsın kebap olsun sînem tâ subh–i haşre dek;Meftûn–u hüsnün gibi, belki de

Gönüller Tahtın

Rahmet olarak doğdun zahmetlerle büyüdün,İnâyet oldun bize, inâyettin Ezel’den.Bir uğraktı bu dünya, gelip O’na yürüdün,Işık

Cânımın Cânânı

Cânımın cânânı sensin yâ Muhammed MustafâDerdimin dermânı sensin yâ Muhammed Mustafâ Çıkmadı bahr–ı mahabbetten senin

Beni Yalnız Bırakma

Gönlüm gözüm Sen'in ile açılır,Geçilmezler Sen'in ile geçilir,Adın anılınca nûrlar saçılır; Doğ rûhuma beni hasretle

Ezelî Nûr

Nûrdan çehrendeki bu nikâp da ne?Güneşlere taç giydiren ışıkken.Hep hicranla bunca yıl bunca seneGeçmiş gidiyor biz bahar

Yaslı Dudaklarda Tebessüm

Her an ayrı bir bahar yaşar gönül Sen’inle, Yüzüne nûr saçtığın şu gökkubbe altında. Güneşlere taç giydiren o Kutlu

Hicret

Mekke’yle Medine arası yollar; Çizik çizik, hasret yarası yollar. Vardığı her nokta yine başlangıç; Gitgide Allah’a varası…

Gönlümün Gülü

Sen’i seven her ruh uludur Yâ Resûlullah! Gözü gönlü onun doludur Yâ Resûlallah! Cemâlin pertevinden zerre şevk alan…

Necid Çöllerinden Medine’ye

“Ciğeri hasret ve iştiyâkla yanmış bir Sûdanlının koca Tihâme Çölü’nü aşıp geldikten sonra, Ravza–i Tâhire karşısında O’nunla…

Bir Gece

On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi, Kumdan, ayın on dördü, bir Öksüz çıkıverdi! Lâkin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi…

Efendim

Bu can, bu ten Sana kurbandır Efendim, Nîm-nazar derdime dermandır Efendim; Fakîr Sana bendim. Atmosferin dâru’l-emândır…

Doğ Ruhuma

Sen çekip gittin büküldü boynumuz, Sarpa sardı yürünen düz yolumuz; Hedefte tepeleri aşmak vardı, Kırıldı kanadımız hem…

Medine’nin Gülü

Andım yine Sen’i her şey yâdımdan silindi, Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi; Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..…