Ağır borç altında kalana tavsiye edilen dua

1.801

Peygamber Efendimiz (sallalâhu aleyhi ve sellem) borç altına girmekten daima Allah’a sığınmış ve kimseye muhtaç olmadan sağlıklı bir şekilde yaşama arzusunu dualarında dile getirmiştir.

Hazreti Âişe validemiz (radıyallâhu anha), “Ey Allah’ın Resûlü! Borçtan ne kadar da çok Allah’a sığınıyorsunuz?” diye merakını dile getirince, Efendimiz, “Borçlanan kimse konuşur ama yalan söyler; söz verir ama sözünü yerine getirmez.”1 buyurarak borç altında kalan kimsenin ortaya koyacağı olumsuz davranışları da haber vermiştir.

Hazreti Enes İbn-i Mâlik (radıyallahu anh) da Resûlü Ekrem Efendimiz’e hizmet ederken onun sık sık şöyle dediğini bize haber vermektedir: “Allah’ım, sıkıntıdan, üzüntüden, borçların ağırlığından ve güç sahibi olan kişilerin haksızlığına uğramaktan sana sığınırım.”2

Borçlu yaşamaktan Allah’a sığınanAllah Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashâbından borç almak zorunda kalıp da borç yükü altında ezilenlere ise, Allah’a dayanmalarını, O’nun yardımına sığınmalarını öğütlemiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sallalâhu aleyhi ve sellem), yakasını bırakmayan borçlar yüzünden sıkıntı yaşayan ensardan Ebû Ümâme’ye (radıyallhu anh), “Sana bir söz öğreteyim mi? Onu söylediğin zaman Allah (celle celâluhu) kederlerini giderir ve borcunu ödeme imkânı sağlar.” buyurmuş, sabah ve akşam şu cümlelerle Allah’a sığınmasını tavsiye etmişti:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ

“Allah’ım! Gam ve kederden sana sığınırım, çaresizlik ve tembellikten sana sığınırım, korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım, ağır borç altında kalmaktan ve güç sahibi olan kişilerin zulmüne uğramaktan sana sığınırım.”

Ebû Ümâme (radıyallhu anh), Peygamber Efendimizin öğrettiği bu cümlelerle Allah’a sığındıktan sonra hem kederinden kurtulduğunu, hem de kısa sürede çalışıp borcunu ödeme fırsatı bulduğunu söylemektedir.3


Dipnot:

  1. Nesâî, İstiâze 9
  2. Ebû Dâvûd, Tefrîu ebvâbi’l-vitr 32; Tirmizî, Deavât 70
  3. Ebû Dâvûd, vitr, 32
Bunları da beğenebilirsin